Kullanıcı Adı / E-Mail :
Şifre :
Deutsch | English | Русский язык

ALARA WEST

Antalya Müzesi
İmkanınız varsa Antalya’dayken müzesini gezmelisiniz. Müze 1922 yılında Süleyman Fikri Erten tarafından kurulmuştur. Başlangıçta Alaaddin Cami’sinde yer almış, sonra Yivli Minare’ye taşınmış 1972 yılında da şimdiki yerine taşınmıştır. 1988 yılında Avrupa Konseyi Jüri Özel Ödülü’nü kazanmıştır. 13 teşhir salonu, açıkhava galerileri ve bahçesi vardır. Koleksiyonun büyük çoğunluğu Antalya civarında yapılan kazılarda çıkarılmış etnoğrafik sanat çalışmalarından oluşmaktadır. Roma İmparatorluğu zamanından kalma heykeller bu koleksionun en önemli parçalarındandır. Amerika, Almanya, Fransa, Avusturya ve Türkiye bölgede aramalara devam etmekte; müze yetkilileri de bu çalışmaları koordine etmektedir. Antalya’nın ilk yerleşimcilerinden günümüze binlerce kronolojik bilgiyi teşhir salonlarında bulabilirsiniz.

- Fotoğraf ve video çekmek serbest ancak profesyonel çekimler için müze yetkililerinden izin almalısınız.
- Müzenin bir kütüphanesi var ancak kitapları dışarı çıkarmanıza izin vermiyorlar.

Antalya Müzesi: Konyaaltı Caddesi Antalya tel: (0242)-2414528
Aspendos
Aspendos, Argos’tan gelen kişiler tarafından kurulmuştur. Zamanında bu bölgenin en önemli şehridir. Günümüzde görülen kalıntılar Roma döneminden kalmıştır. Roman mimarisinin en iyi bir örneği olan tiyatrosu günümüzde hala aktiftir ve sanatsal aktiviteler için kullanılmaktadır. Mimar Zenon tarafından yaqpılmıştır ve 30000 kişi kapasitelidir. 1994 yılından beri Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali’ne ev sahipliği yapmaktadır. Tiyatronun yanında burada bulunan stadyum da şehrin en iyi korunmuş yapılarından biridir. Agora, Bazilika ve Nymphaeum bu civarda görmeye değer diğer yerlerdir. Antalya’nın 48 km doğusunda bulunan Aspendos’a gitmek için Antalya-Alanya yolunda Alanya istikametinde ilerlerken Serik’ten sonra sağa dönmek gerekmektedir.
Alarahan
İpek Yolu’nun üstünde Sultan Alaaddin Keykubat tarafından 1231 yılında kervansaray olarak yaptırılmıştır. İçerisinde bir mescit, hamam ve çeşme bulunmaktadır. Birkaç yıl önce restore edilmiştir ve restaurant olarak kullanılmaktadır. Seçluklu mimarisinin en iyi örneklerndendir. Bunu gözlernizle görmelisiniz...Alanya’nın 37km batısında yer almaktadır.

Alara Kalesi
Kubbe şeklinde çok dik bir kayanın üzerine inşa edilmiştir. İşgalciler bile bu kayanın dikliğinden ürkmüşlerdir. Kaleye çıkmanın tek yolu kayaların altından geçen tünellerden tırmanmaktır. Bu yürüyüşte sağlam bir çift ayakkabıya, el lambasına ve biraz da motivasyona ihtiyacınız var. 45 dakika yokuş yukarı yürüdükten sonra göreceğiniz kaleye ve manzaraya hayran kalacaksınız.
Altınyaka (Selge)
Pisidya kentlerinin en önemlilerinden biri Selge, korunmaya alınmış bir Milli Parkın doğa güzellikleri içinde 950 m yükseklikte ve Olukköprü'den yaklaşık 13 km uzaklıktadır. Safari turuna çıkan turistlerin uğrak yerlerinden biri olan Selge'de şehir surları, kuleler, su sarnıçları, Zeus tapınağı, agora, stadyum, tiyatro, gymnasium ve nekropol görülebilir.
Köprülü Kanyon Milli Parkı
Antalya”nın kuzey-doğusuna 92 km uzaklıkta bulunmaktadır. Milli Parkın önemli bir bölümünü oluşturan Köprüçay”ı Eğridir gölü”nün güneyindeki Toros Dağları”ndan doğar. 120 km uzunluğundaki vadisinde değişik güzellikler göstererek güneye doğru akar. Köprüçay denize ulaşmak için bu kesimdeki araziyi yüz binlerce yıl oymuş ve ortaya bir doğa harikası ortaya çıkmıştır. Bolasan köyü ile Beşkonak nahiyesi arasında Köprüçay”ın oluşturduğu vadi, 14 km uzunluğu ve ortalama 100 m (yer, yer 400 m) aşan yükseltileri ile yurdumuzun en uzun kanyonudur. Bu kanyon günümüzde de yöre ulaşımına önemli bir katkı sağlayan Olukköprü”de son bulmaktadır. Ancak son dönemlerde ağır tonajlı araçların antik köprü üzerinden geçmesi yasaklanmıştır. Kanyon içinde rafting sporu, yöreye çok sayıda turist çeker.
Perge
Pergeye gitmek için Antalya-Alanya yolunun 15. kilometresindeki (Aksu istikametinde) sola dönüş tabelasını takip edin. Tarihi şehir anayoldan 2 km uzaklıktadır.
Perge, Pamfilya bölgesinin başkentidir ve M.Ö 12-13. yüzyılda inşa edildiği düşünülmektedir. Lidya ve Pers egemenliklerinden sonra M.Ö 334 yılında Büyük İskender’in boyunduruğuna girmişlerdir. Şehrin en parıltılı dönemi M.S 2. ve 3. yüzyılda yaşadığı Roman dönemidir. Bugün görülen kalıntıların hepsi bu döneme aittir. Perge, bugün halen kazıları sürmekte olan bir arkeolojik bölge ve turist çekim merkezidir.
Girişten geçtikten sonra Bizans bazilikası görülür. Daha sonra Agora gelir ve solda hamamlar bulunur.Pamfilya şehirleri içerisinde en geniş ve güzel hamamlar Perge’dedir. Yürümeye devam edince birbirine paralel iki yüksek duvar görülür. Bunlar M.Ö 3. yüzyıl tarihlidir ve Perge’nin sembolleridirler. Helenistik döneme at kapıdan geçtikten sonra 300 metre uzunluğundaki kolonlu yol gelir. Bu yolda solunuzda 79X79 metrelik, Julius Cornutus tarafından İmparator Cladius’a adanmış palestra görülebilir. Hala iyi durumda olan bu palestra, düz bir platoda akropolisin kuzeyinde yer almaktadır.
Bölgeye yaklaşırken ilk göze çarpan şey tiyatrodur. Bu tiyatro 15000 kişiliktir, restore edilip ziyarete tekrar açılmıştır. Tiyatronun gerisinde büyük ve etkileyici bir stadyum vardır. Antik dönemden kalan en iyi korunmuş stadyumlardan biridir ve Aphrodisias şehrindekinden sonraki 2. büyük stadyumdur.
Karain Mağarası
Karain Mağarası’na gitmek için Korkuteli yolunda sola ( Milli Park’ın TERSİNE) dönüp 11 kilometre daha ilerlemek gerekiyor. Döşemealtı Köyü’nde bulunan bu mağara tarih öncesi zamandan kalmadır. Deniz seviyesinden 370 metre yukarda ve ayrıca 80 metrelik bir yokuşun sonunda bulunan mağaranın birbirine bağlı 3 tane koridoru ve Akdeniz’e bakan Çam Dağı tarafından da dar bir girişi vardır. İlk bölümün yaşama alanı, ikincinin mezarlık ve daracık olan üçüncünün de sığınak olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Daha derinlere indikçe, ikinci ve üçüncü galerilerde dikit ve sarkıtlar görebilirsiniz. Karain Mağarası bir milyon yaşındadır. Yontma taş ve demir çağlarında da kullanılmıştır. Duvar yazıtları ve arkeolojik buluntular buranın Helenistik ve Roma dönemlerinde dini bir merkez olduğunu göstermektedir. Kazılar ve bilimsel çalışmalar hala devam etmekte, bulunan kalıntıların bazıları mağara girişinin yanındaki müzede sergilenmektedir.
Alanya Kalesi
Alanya Kalesi güney Türkiye’deki Alanya şehrinde bulunan ortaçağdan kalma bir kaledir. Kalenin Kızıl Kule’yi de kapsayan büyük bir kısmı 1. Alaaddin Keykubat’ın 1220 yılında burayı ele geçirmesinden sonra 13. yüzyılda Selçuklu egemenliği altında yapılmıştır. Günümüzde müze olarak kullanılan yapının denize bakan kısmından biletle giriş yapılmaktadır. Ancak iç kısımara bakan kısmı ücretsizdir.
Kızıl kule ve Tersane’yi geçince Alanya Kalesi’ne ulaşırsınız. Kaleye yürüyerek ulaşmak 45dk. sürüyor ancak sık geçen dolmuşlara da binebilirsiniz. Dolmuşa ya da taksiye binseniz bile dönüşte yolun bir kısmını yürümenizi tavsiye ediyoruz çünkü bu manzaranın tadını çıkarmalısınız. Bu yürüyüşte Arap Evliya’yı, camiye dönüştürülmüş bir 11. yüzyıl kilisesini, Süleymaniye Camii’ni ve şimdi otel&restoran olarak işletilen bedesteni görebilirsiniz. Bunların yanında kule komutanının oturduğu Ehmedek, Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinden kalma evler, Akşebe Sultan mescidi ve diğer sultanın mezarı bulunmaktadır. Diğer tarafta kaledeki 400 sarnıçtan bir tanesini, hala kullanımda olan kırmızı çinilerle döşenmiş olanını görebilirsiniz. Günümüze kalan en önemli çalışma işe Selçuklu döneminde mescid olarak kullanılan Bizans kilisesidir.
Kalenin içindeki turun son durağı “Adam Atacağı Kulesi”dir. Deniz seviyesinden 250m. yüksekte olan bu kuleye tırmandığınızda elinize bir taş alın, bir dilek tutun ve taşı fırlatın. Efsaneye göre, taş denize kadar yetişirse dileğiniz gerçek olacaktır. Eğer denize kadar gitmediyse de problem değil çünkü bu sizin için sadece bir oyun ama bu ritüel Romalılar tarafından mahkumlar için icat edilmişti. Hikayeye göre mahkuma 3 taş veriliyordu. Eğer mahkumun attığı taş denize ulaşabilirse mahkum serbest bırakılıyordu, ancak 3 taşta da başarısız olursa bir mancınıkla denize firlatılıyorlardı. Kulenin adı bu efsaneden gelmektedir.
Antalya Şehir Merkezi
Antalya, Türkiye’nin lider turizm merkezi olmasının yanında dünyanın da en önemli turizm merkezlerinden biridir. Şehir turunuza, Hadriyan Kapısı, Hıdırlık Kulesi, Yivli Minare ve daracık sokakları, tarihi evleri ve limanıyla ünlü Kaleiçi’ni kapsayan tarihi şehir merkeziyle başlayın. Bütün bunlar 1 kilometre karelik bir alana yayılmıştır. Tavsiyemiz yürüyerek gezmeniz çünkü bu çevredeki birçok yola araba ile giremezsiniz.
Hadriyan Kapısı ya da şehirde kullanılan ismiyle Üçkapılar, M.S 130 yılında Antalya’yı ziyaret eden Roman imparatoru Hadrian adına yapılmış bir ervaktır. ^tane yay şeklinde geçişi vardır. Efsaneye göre, Sheba ülkesinin kraliçesi Belkıs Sultan, Kral Solomon’u ziyaret etmek için çıktığı yolculuğunda bu kapıların altından geçmiş ve Aspendos’ta bir sarayda gününü geçirmiştir. Ünlü gezgin Evliya Çelebi’ye göre, zamanında bu şehir 4,5 km uzunluğunda duvarlarla çevriliydi. Bütün liman bölgesini çevreleyen bu duvarlar Selçuklular döneminde sağlamlaştırılmıştır. Duvarların güneydoğu ucnda 14 metre yüksekliğiyle Hıdırlık Kulesi bulunmaktadır. Hadriyan Kapısı’ndan geçip yokuş aşağı denize doğru Hesapçı Sokak’ı takip ederek buraya ulaşabilirsiniz.
Kaleiçine girince dikkatinizi çekecek anıtlardan birisi Antalya’nın sembolü olan Yivli Minare’dir. Tuğladan yapılmış 37 metrelik bu minarenin üzerinde 8 tane yiv bulunmaktadır ve Selçuklu sultanı 1. Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır.
Kaleiçi’ndeki bir başka ilgi çekici anıt da Kesik Minare’dir. Yapıtın orijinali 5. yüzyılda Bakire Meryem için yapılmış bir kilisedir. Daha sonra 2. Beyazid’in oğlu Korkut tarafından camiye çevrilmiştir. Bu zamanda yapılan tahta minare 1986 yılında yanmıştır ve o zamandan beri Kesik Minare olarak anılmaktadır.
Bundan sonra Kaleiçi’nin dar sokaklarından limana doğru ilerleyebilirsiniz. Bölge günün her saati ziyaret edilebilir ama biz akşamüzeri gitmenizi tavsiye ediyoruz. Buradaki birçok tarihi ev restore edilmiştir ve bazıları otel, pansiyon, dükkan olarak işletilmektedir. Bu dükkanlarda turistlere yönelik hediyelik eşyalar bulabilirsiniz. Keleiçi’ndeki birçok otelin, kafenin ve barın portakal bahçeleriyle gölgelenmiş kapısından içeri doğru açılan bir bahçesi vardır. Soğuk bir şeyler içmek için çok idealdirler. Ayrıca burada bir çok mekandan bütün kaleiçini izleyebilirsiniz.
Antalya’nın bu eski limanı 1980lerde restorasyondan geçirilmiş ve bu restorasyon Avrupa Konseyi Altın Elma ödülünü kazanmıştır. Yat limanına bir çok yat göreceksiniz. Dolmuş usulü çalışan bu yatlarla denizden Antalya manzarasını ve şelaleleri izlemek için turlara katılabilirsiniz ya da kendinize özel bir tur ayarlayabilirsiniz.
Kaleiçi geceleri çok renklidir. Ara sokaklardan gelen müzik seslerine ayak uydurup içkinizi yudumlayabilir, restorantlarda canlı müzik dinleyebilir ya da clublarda sabahın ilk saatlerine kadar dans edip dünyanın her bir yanından yeni arkadaşlar edinebilirsiniz.
Şehre panoramik bir bakış atmak için Kepez’den şehir dışına doğru giderken Korkuteli Sapağına sapıp Düzlerçamı Ormanı’na doğru 3 km ilerleyiniz. Daha sonra Güveruçurumu 3. Bölge’ye devam edip, Türk turizminin incisi Antalya’yı seyredebilirsiniz.
Antalya Düden Şelalesi
Antalya’da serin bir gün geçirmek ve bir doğa harikası görmek için Düdenbaşı Şelalesi’ne gitmelisiniz. Şelale şehrin 12 km kuzeyinde bulunur; otobüs ve dolmuşlarla sürekli ulaşım imkanı vardır.
Bıyıklı’da yer altına giren su, 14km boyunca yer altında gittikten sonra Varsak’ta yer yüzüne kavuşur. 2km böyle devam ettikten sonra tekrar yer altına iner. Düden Nehri’nin birkaç bölüme ayrıldığı Düdenbaşı’nda tekrar yer yüzüne çıkar ve sonunda 40m yükseklikten Akdeniz’e akar.
Kameranızı götürmeyi unutmayın. Dar bir merdivenden çıkarak girilen mağara ve yeşil doğa sizi kesinlikle etkileyecektir. Ayrıca nehrin yanında yer alan restorantlarda bir şeyler yiyip içebilirsiniz.
Antalya Kurşunlu Şelalesi
Antalya’nın 24km. uzağında çam ormanları ve kalın bitki örtüsünün arasından gelen bir akıntının olduğu yerde, küçüklü büyüklü şelalelerin, göllerin ve yürüyüş yollarının olduğu bir milli park var. Burada, nilüferler, ördekler ve yüzen balıklar görebileceğiniz göller bulunmaktadır. Bundan sonra soğuk suların mağaralara akıp oradan da göz açıp kapayana kadar bir şelaleye nasıl karıştığını ve güneşten dolayı altın sarısına asıl dönüştüğünü gözlemleyebilirsiniz. Nehri takip edip tüm vadiyi dolaşan patikalarda koşabilir, dalları nehrin içine kadar sarkan ağaçlara tırmanabilir, köprüler geçebilirsiniz. Tüm bunların sonunda ödül olarak nehir kenarındaki restorantlarda ve kafelerde dinlenebilirsiniz. Kurşunlu Şelalesi’ne gitmek için Antalya-Alanya yolunda ilerlerken YENİ Isparta Yolu’na sapın. Daha sonra 7km boyunca tabelaları takip edin.
Antalya Konyaaltı - Beach Park
Antalya Beach Park’ta kiralayabileceğiniz şezlong ve şemsiyelerin yanında birçok restoran, kafe, bar ve alışveriş yapılacak dükkanlar bulabilirsiniz. Plaja paralel yerleşmiş restoran ve kafelerde her türlü damak zevkini tatmin edecek yiyecekler bulunmaktadır.
Bunların gerisinde herkese yetecek kadar büyük bir park yeri bulunur. Uzun plajı; temizliği ve güvenliği uluslar arası olarak kabul görmüş plajlara verilen mavi bayrağa sahiptir. Ormanlık alanın gerisinde paintball ve minigolf oynayabilirsiniz.
Beach Park Eğlence Merkezi’nde şunları bulabilirsiniz:
- Plaj: 3.2 km. uzunluğundaki plajda 3 tanesini Hillside Su, Sheraton ve Falez otellerinin işlettiği 16 tane plaj bulunmaktadır. Plajların arasındaki boşlulardan ücretsiz olarak yararlanabilirsiniz ancak işletmelerden birinde güneşlenmek isterseniz büyük ihtimalle şezlong ve şemsiyeye para vermeniz gerekecektir. Bu plajardan 3 tanesinde her türlü deniz sporunu yapabilirsiniz. Ayrıca bir plajda kralayabileceğiniz denize inip kalkabilen uçaklardan bulunmaktadır. Son olarak plaj-voleybolu ve futbolu imkanları da bulunan plajda arada sırada plaj partileri yapıldığını da belirtmeliyiz.
- Hillside Su Hotel: % yıldızlı bu otel Hillside otel zinciri tarafından yönetilmektedir.
- Aqualand: 36 dönümlük arazisiyle Akdeniz’in en büyük su eğlence parkında günün nsıl geçtiğini anlayamayacaksınız.
- Dolphinland: 2 beyaz balina, 2 yunus ve bir deniz aslanıyla Türkiye’nin ilk yunus merkezi. Burada şovları izleyebilir ve hatta isterseniz yunuslarla yüzebilirsiniz.
- Orman: 300 dönümlük araziye sahip ormanda; bir köpek oteli, paintball alanı, piknik masaları, açıkhava sineması, ata binme merkezi ve gece kulüpleri bulunmaktadır. Ayrıca her türlü kültür aktivitesine uygun 3500 kişilik bir de amfitiyatro bulunmaktadır.
- Geri kalan alanda da dükkanlar, restorantlar ve yürünecek alanlar bulunmaktadır. 4500 metrekarelik bu alanda şarap ve puro dükkanı, nargile kafeler, Cuba-Meksika restoranı, deniz ürünleri restorantları, çocuk kulübü ve antika dükkanını da kapsayan 54 tane dükkan bulunmaktadır. Bunların çoğunu restoran ve kafeler oluşturmaktadır.
Antalya Lara - Lara Beach
Lara Plajı Antalya falezlerinin doğusunda Aşağı Düden Şelalesi’ni geçince başlar. Şelalenin doğusunda bir kara parçası körfezin içine doğru uzanır. Buralarda daha çok platformlardan denize girilir. Gerçek kum plaj ise bu kara parçasının sonunda başlar ve birkaç kilometre devam eder. Bunlardan ilki Lara Halk Plajı’dır. Bundan sonra özel plajlar başlar, herbirinin bir numarası ve adı bulunmaktadır.. Önce Lara Halk Plajı’na bakmanız, eğer ihtiyaçlarınızı karşılamıyorsa doğuya ilerleyip diğer özel plajlara geçmenizi tavsiye ediyoruz.
Antalya Kalekapısı - Hadrianus Gate
Hadriyan Kapısı ya da şehirde kullanılan ismiyle Üçkapılar, M.S 130 yılında Antalya’yı ziyaret eden Roman imparatoru Hadrian adına yapılmış bir ervaktır. 3 tane yay şeklinde geçişi vardır. Efsaneye göre, Sheba ülkesinin kraliçesi Belkıs Sultan, Kral Solomon’u ziyaret etmek için çıktığı yolculuğunda bu kapıların altından geçmiş ve Aspendos’ta bir sarayda gününü geçirmiştir.
Side Tiyatrosu ve Müzesi
SİDE MÜZESİ TARİHÇESİ

Manavgat İlçesi'ne bağlı Side Beldesi'ndedir. Manavgat'a 8 km. uzaklıktadır. Roma Devrine ait agoranın karşısında bulunan, M.S 5-6.yüzyıldan kalma antik agoranın hamamı 1960/61 yıllarında restore edilerek müze haline getirilmiştir.

Müzede sergilenen eserlerin büyük bir bölümü, Prof. Dr. Arif Müfid Mansel tarafından,1947–1967 yılları arasında Side antik kentinde yapılan kazılarda, çıkarılan buluntulardır. Hellenistik, Roma ve Bizans Devrinden; yazıtlar, silah kabartmaları, Roma Devrinden yapılmış Grek orijinallerinin kopyası olan heykeller, torsolar, lahitler, portreler, ostotekler, amphoralar, sunaklar, mezar stelleri, sütun başlıkları ve sütun kaideleri sergilenmektedir.

Hamam Binasında (Müze) Sergilenen Eserler

I No.lu Salon (Frigidarium) : Geç Hitit Devrine ait bazalt krater, Hellenistik Devre ait silah kabartmaları, Roma Devrine ait güneş saati, sunaklar sergilenmektedir.
II No.lu Salon (Sudatorium) : Roma Devrine ait torsolar sergilenmektedir.
III No.lu Salon (Caldarium): Helenistik Devre ait yazıtlar, Roma Devrine ait amphoralar, Herakles, üç güzeller, Nike heykelleri ile kabartmalar yer almaktadır.
IV No.lu Salon (Tepidarium) : Roma Devrine ait lahitler, Hermes, Hygieia, Athena, Nike, Apollon heykelleri, torsolar ve portreler sergilenmektedir.

Sergilenen Eserler
Hellenistik ve Roma devrine ait ostothekler, lahitler, sütunlar, sütun kaideleri, sütun başlıkları, kabartmalar, yazıtlar, steller ve muhtelif mimarı parçalar sergilenmektedir.
Saklıkent Kayak Merkezi
Saklıkent is one hour from Antalya city center on the lower slopes of Mount Bakırlı which is 2547 m in height, and it is a corner of Antalya province and the world whose equal is rarely to be found with its suitability for winter and outdoor sports and its proximity to the city. The skiing season is approximately the same period as that of other ski centers in Turkey. The season opens at the end of December and provides enthusiasts with the chance to ski until the middle of April.
Silyon
Antalya-Alanya karayolunun 29. km'sinden kuzeye dönen yolun 5. km' sinde yer alan önemli bir Pamphylia şehridir. Perge ve Aspendos antik kentleri arasında, her iki kentten de görülebilen bir tepe düzlüğü (akropolis) üzerinde kurulmuştur. Kentin kuruluşu Truva Savaşını izleyen göçler zamanına bağlanır. Diğer Pamfilya kentlerinde olduğu gibi Mopsos ve Kalchas kentin efsanevi kurucuları olarak kabul edilir. M.Ö 333 yılında kent, Makedonyalı Büyük İskender tarafından işgal edilmiş ve buraya bir garnizon kurulmuştur. Silyon Persler Dönemi'nde askeri bir savunma kalesi olarak kullanılmıştır. Bölgedeki en iyi korunmuş Helenistik Mimari örnekler burada görülebilir.
Zeytintaşı Mağarası
Taşocağı işletmesi için yeni açılan bir galeri ile tesadüfen bulunan Zeytintaşı Mağarası, küçük fakat bozulmamış zengin damlataşları ile kaplı ilginç bir mağaradır. Mağara girişinin hemen kapatılarak koruma altına alınması içindeki damlataşların tahrip olmasını önlemiştir. Antalya'nın Serik ilçe merkezine 16 km uzaklıkta olan Zeytintaşı Mağarasının içi, görünümleri son derece güzel her türden Damlataş oluşumları ile kaplıdır. Uzmanların yaptığı araştırmalara göre bu mağaradaki sarkıt yapısı başka hiçbir mağarada bulunmuyor. Özellikle mağaranın her kesiminde gelişen ve boyları yer yer 0,5 m'yi bulan makarna sarkıtlar Zeytintaşı Mağarasının karakteristik şeklidir. Gelişimleri hala devam eden bu yavru sarkıtlara, ülkemizde her mağarada rastlamak mümkün değildir. Ayrıca büyük sütunlar arasında yer alan gölcükler mağaranın görünümünü daha da ilginç şekle dönüştürmektedir. Bulunduğu doğal çevrenin vahşi güzelliği, ulaşımının kolay oluşu, Antalya-Alanya karayolu ve Aspendos'a yakınlığı, mağaranın turizm değerini daha da arttırmıştır.
Köprülü Kanyon
İlk çağda “Eurymedon” demişler adına. Şimdi Köprüçay olarak biliniyor. İrili ufaklı göllerin kızgın güneş altında mavi gözlerini kırpıştırdığı bir yörede, Göller Bölgesi'nde doğuyor. Başlangıç kollarını Eğirdir Gölü'nün güneydoğusundaki Sarıidris Dağı’ndan çıkan dereler oluşturuyor. Akdeniz'in milyonlarca yıl önce yığdığı yumuşak marnları (karbonat ile kilin karışımı) oyarak kendi oluşturduğu kanyonlardan akıyor ve Torosları geçiyor. Köprülü Kanyon, 183 kilometre uzunluğundaki Köprüçay’ın Akdeniz'e dökülmeden önce yarattığı yedi kanyondan biri. Dimdik inen kayaların çevrelediği, 14 kilometre uzunluğundaki bu kanyon vadinin derinliği yüz metreden çok, hatta bazı yerlerde birkaç yüz metreye ulaşıyor... 27 metre yüksekte, tek kemerli bir antik köprü mevcut.
Dim Mağarası
Alanyanın 12 kilometre doğusunda, 1.649 metre yüksekliğindeki Cebel-i Reis dağının yamacındadır. Mağaranın denizden yüksekliği 232 metredir. 1998 yılında ziyarete açılmıştır, Türkiyenin ziyarete açılan ikinci büyük mağarasıdır. 1 milyon yıl yaşında olduğu tahmin edilmektedir. İki ayrı koldan dağın içinde ilerleyen mağaranın kollarından biri 50 diğeri 360 metredir. Sarkıt ve dikitlerden oluşan mağaranın dip kısmında küçük bir göl vardır. Merdivenlerle inilip çıkılan mağaranın içindeki ortam fantastik film dekorlarını andırmaktadır. Mağara gezisinden sonra yamaçtan yürüyerek aşağıdaki Dim Çayı vadisine gidilebilir. Aynı şekilde Dim Çayı kenarındaki piknik yerlerinden de mağaraya tırmanma yürüyüşü yapılabilir.
Dim Nehri
Dim Nehri, Konya’nın yüksek kesimlerinden 200 km boyunca gğneye doğru süzülür ve Alanya’nın doğusunda Akdeniz ile buluşur. Nehrin denizle buluştuğu yerden ortalama 5km. mesafede büyük bir baraj inşa edilmektedir. Baraj, Alanya’ya içme suyu sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda şehrin elektrik problemine de son verecektir.
Nehrin etrafında, neredeyse nehrin içine kurulmuş birçok restoran bulunmaktadır. Yaz mevsiminde, su seviyesi düşükken, masalar suyun içine yerleştirilir böylece yemeğinizi yerken serin suya ayağınızı daldırıp serinleyebilirsiniz. Dim Nehri’ndeki bütün restoranlar alabalık yetiştirirler böylece taze alabalık servis edebilirler.
Damlataş Mağarası
1948 yılında Alanya Limanı’nı inşa edilirken yapılan patlatma çalışmaları sırasında mühendisler tarafından bulunmuş ve günümüzde şehrin cazibe merkezi olmuştur. Mağarada hava sıcaklığı 22-23 (c) derecede sabittir ve nem oranı da %90’dan yüksektir. Ayrıca birkaç bin yaşında dikitler ve sarkıtlar vardır. Mağaradaki havanın solunum yolu rahatsıuzlığı olanları, özellikle astımlıları iyileştirdiği düşünülmektedir. Doktorlar hastalarına mağara ziyareti reçete ettiği için sabahın ilk saatleri hastalara ayrılmıştır.
Damlataş Mağarası
1948 yılında Alanya Limanı’nı inşa edilirken yapılan patlatma çalışmaları sırasında mühendisler tarafından bulunmuş ve günümüzde şehrin cazibe merkezi olmuştur. Mağarada hava sıcaklığı 22-23 (c) derecede sabittir ve nem oranı da %90’dan yüksektir. Ayrıca birkaç bin yaşında dikitler ve sarkıtlar vardır. Mağaradaki havanın solunum yolu rahatsıuzlığı olanları, özellikle astımlıları iyileştirdiği düşünülmektedir. Doktorlar hastalarına mağara ziyareti reçete ettiği için sabahın ilk saatleri hastalara ayrılmıştır.
Colybrassus
Colybrassus, Antalya il sınırları Alanya ilçesi yakınlarındaki bir antik kenttir.
Colybrassus, Alanya'nın 30 kilometre kadar kuzeybatısında ve Toroslar'da Roma döneminden kalma bir kenttir. Çevreye dağılmış durumdaki çok sayıda yazıt, kent tarihine ilişkin önemli bilgiler içermekle birlikte ayrıntılar henüz gün ışığına çıkmamıştır. Günümüze kadar ayakta kalan kalıntılar arasında köşe başlığı İon tarzında tapınak, nekropoldeki lahitler ve bir kayaya oyulmuş mezar sayılabilir. Kaya mezarın cephesi anıtsal bir görüntüdedir. Tek mekandan oluşan mezar odasına 18 basamaklı bir merdivenle çıkılır ve girişin üstü basık kemer şeklinde yontularak içi Medusa başı ile süslenmiştir. Kemerin iki yanı ise kartal motiflidir. Kentte ayrıca odeon, kuleli kent duvarları, eksedra, konut kalıntılarından örnekler görülebilir.
Ören yeri ücretsiz gezilmektedir. Antik kentin bir adı da Ayasofya'dır.
Oymapınar Barajı
Oymapınar Barajı, Akdeniz’e dökülen Manavgat Nehri üzerine 1984 yılında hidroelektrik üretmek için kurulmuş yay şeklinde bir barajdır. Manavgat Şelalesi’nden 12km kuzeydedir. 300 milyon metreküp tatlı su kapasiteli yapay bir barajdır.
Barajda 540 megawatt kapasiteli 4 yeraltı türbünü bulunmaktadır. Yapıldığı 1984 yılında Türkiye’nin 3. en büyük barajı olan Oymapınar, şu anda 5. sıradadır.
Manavgat Şelalesi
Side’ye yakın olan Manavgat Şelalesi, Manavgat Nehri üzerinde, Manavgat’a 3km mesafededir. Yüksek debisiyle geniş bir alandan akan suyun pek de fazla olmayan bir mesafeden aşağı dökülmesini, yüksek bir yerden daha güzel izleyebilirsiniz.
Manavgat Şelalesi’nin beyaz ve köpüklü suları , kayaların arasından hızlıca akar gider. Sel bastığı zaman şelale onca suyun altında gözden kaybolur.

Şelalenin yanındaki gölgelik alanlardaki çay bahçelerinde dinlenebilirsiniz.

Oymapınar Barajı, nehrin 12km kuzeyinde yer almaktadır.
Akseki
Akseki, Türkiye’nin Akdeniz bölgesinde Antalya iline bağlı bir kasabadır. Kardelenleriyle ünlü olan Akseki, batı Toros Dağları’nda 1500m yüksekliktedir. Bölgenin ortasındaki geniş bir vadiden akan Manavgat Nehri’ni saymazsak bölge tamamen dağlıktır.
Görülmeye değer yerler arasında mağaralar, vadiler ve yaylalar sayılabilir. Çok rüzgar alan bu kayalık ve dağlık bölge tarım için elverişsizdir ve ekonomisi genellikle ormancılığa, koyun ve davar yetiştiriciliğine dayanır.
Akdeniz Üniversitesi’nin burada hemşirelik ve bazı başka meslek eğitimleri verdiği bir yüksekokulu bulunmaktadır.
Zengin mimari mirası dolayısıyla, Avrupa Tarihi Kasabalar ve Bölgeler Birliği’ne üyedir.

Gündoğmuş
Gündoğmuş, Antalya merkezden 182 km uzaklıkta, Akseki-Manavgat yolundan ulaşılan bir kasabadır. Üzümü ile ünlüdür. Ekonomisi hayvancılığa ve arıcılığa dayanmaktadır. Çok dik bir yerde bulunduğundan dolayı tarım ve endüstri hemen hemen hiç yoktur. Gündoğmuş’da birçok tarihi bölge bulunmaktadır: Kazayir( Taşahır yakınında), Senir köyü yanındaki Kese kalıntıları, Gündoğmuş kasabasının 11km güneyindeki Gedfi kalıntıları, Gündoğmuş’un 19km doğusundaki Pembelik köyündeki Sinek Dağı kalıntıları.
Gündoğmuş’un kendi merkezinde de Osmanlı İmparatorluğu zamanına ait, bu şehrin valiliğini yapmış bir Osmanlı prensi olan Cem Sultan’a adanmış bir cami bulunmaktadır.
Bölge; tırmanma, dağ yürüyüşleri ve orman piknikleri için çok uygundur.

Cennet-Cehennem Çökükleri , Astım Mağarası
Cennet ve Cehennem, Narlıkuyu kasabasında bulunan birbirine çok yakın iki çukurdur. Tarih öncesi zamanlardan beri insanların yaşadığı bir yerdir.
Yunanlılar burada, Zeus’un Pan ve Hermes’in yardımıyla dev Typhon’u öldürdüğüne inanırlar.
Cennet Çöküğü; 250m uzunluğu, 110m genişliği ve 60-70m derinliğiyle büyük bir çöküktür. 426 basamakla inildiği için zahmetli bir ziyaret olabilir. Çöküğün zemini, üzerinde kuş yuvaları bulunan ağaçlarla doludur. Aşağı yaklaştıkça gelen soğuk hava mağaranın girişinin ve bir 5.YY kaya kilisesinin habercisidir. Ancak kilisenin sadece yere yakın kısımları sağlam kalmıştır.
Cehennem Çukuru, Cennet’in 75m kuzeydoğusundadır. 60m genişliğinde 120m derinliğinde neredeyse tam çember şeklindedir. Çapının küçüklüğünden dolayı küçük olduğu söylenir ancak çok daha derin ve ürkütücüdür. Bu yüzden buraya cehennem, diğerine de kiliseden dolayı cennet denilmiştir. Bu çukuru ziyaret etmek de çelik bir merdiven ile mümkündür ancak tehlikeli olduğu için tavsiye edilmez.
Astım-Dilek Mağarası, Cennet’in 300m güneybatısındadır. Mağara ışıklandırılmıştır ve üç mağara arasında gezilmesi en kolay olanıdır. Dikitler, sarkıtlar ve kalsit kristalleri gibi etkileyici mağara oluşumları görülebilir. Mağara 250m uzunluğunda ve 10-15m genişlik ve yüksekliğindedir.

Bölge : ... ALANYA -> ALANYA - İNCEKUM
11994 kez ziyaret edilmiştir  
ALARA WEST | Tüm Paketleri görmek için tıklayınız
İndirimli Fiyatlar | Otel, Aşağıdaki Tarihler Arasında Fiyatlarını Düşürmüştür
Aksiyonlar | Otelin, Siz Müşterilerine Sunduğu Özel Fiyat Avantajları Erken Rezervasyon Indirimi [ 29.11.2008 - 10.04.2009 ] tarihleri arasında yapılan rezervasyonlarda; [ 01.04.2009 - 31.10.2009 ] tarihleri arasında yapılacak olan konaklamalarda geçerlidir [ 7 %] indirim
Daha Çok Kal - Daha Az Öde [ 15.05.2009 - 22.05.2009 ] tarihleri arasında
» 7 Gün Kal 6 Gün Öde !
» 14 Gün Kal 12 Gün Öde !
» 21 Gün Kal 18 Gün Öde !

* Aynı anda sadece 1 tane aksiyon geçerlidir
Stop Sale | Otel, Aşağıdaki Tarihler Arasında %100 Doluluk oranına ulaşmıştır
STOP ÜLKE | Otel, Aşağıda Belirtilen ülkelerde Satış İçin Tek Yetkilidir 01.04.2009 - 31.10.2009 tarihleri arasında
Estonya, Letonya, Litvanya, Polonya, Ukrayna,
Satış için tek yetkilidir.
Yorumlar
Henüz yorum eklenmemiştir
Tatil puan
Henüz puanlama yapılmamıştır

Get the Flash Player to see this player.

Mesafeler
ANTALYA Havaalanına Uzaklık
99 Km / 100 Dakika
Şehir Merkezine Uzaklık (Alanya)
24 Km / 30 Dakika
Şehir Merkezine Uzaklık (ANTALYA)
110 Km / 2 Saat
Denize Mesafe
200 Metre / 3 Dakika
ALARA WEST - Otelin Haritadaki Görünümü

Info

Fiyatlar EURO ve Avrupa fiyatlarıdır. İndirimli, uygun, size özel fiyatları görmek ve rezervasyon yapmak için lütfen KULLANICI (Üye) girişi yapabilirsiniz. Agne Tours üyesi olduğunuz zaman fiyatlar, indirimler verdiğiniz pasaport (ülke) bilginize göre size sunulacaktır. Agne Tours web sitesi en iyi INTERNET EXPLORER da görüntülenmektedir. Diğer Browser larda sorun yaşayabilirsiniz.

Fiyat Sorgulama

Real Simple Syndication, RDF Site Summary veya Rich Site Summary (Zengin Site Özeti) kelimelerinin baş harflerinden oluşan kısaltmadır. RSS yöntemini destekleyen sistelerin hazırladıkları XML biçimli dosyalara bir çok programla erişmek mümkündür. XML okuyucusu olan bu programlar, web gezgini veya e-posta istemcisi olabileceği gibi sadece RSS içereriği izlemek için hazırlanan masaüstü programları da olabilir. RSS ikonunu ( buraya tıklayın. kaynak: www.rssnedir.com
Bu bölgede çalıştığımız alternatif otellerimiz ALARA HOTEL
ALARA KUM HOTEL
ALARA PARK
ALARA STAR
ALARA WEST
LONG BEACH RESORT & SPA
Kullanım Politikası | Gizlilik Politikası | Agne Tours Güvenlik | Site Hari